Dün itibari ile çok sevdiğim bir öğretmenimin vefat haberini aldım. Üniversiteye hazırlık döneminde gittiğim dershanenin fizik öğretmeni idi. Vefat ettiğinde 49 yaşında imiş, kalp krizinden vefat etmiş haberlerini başkalarına devrediyor; bende ve dönem arkadaşlarımda ondan kalan anılardan bahsetmek istiyorum. Örneğin uzak doğu sporlarına ilgisi vardı, soruları çözerken çöp adamlar çizerdi, “bu sorunun çok şık bir çözümü var” deyip leziz anlamında bir el hareketi kullanırdı, öğrencilerine saygı duyardı vs. Bunları diğer insanlar bilemez sadece öğrencileri bilebilir. Bir öğretmenin öğrencileri ile arasındaki iletişim ne kadar kuvvetli ise bu vesaireler çoğaltılabilir.

Bendeki yeri ise apayrıydı. Lise 1’de karneme zayıf yani “1” olarak akseden fizik notum Lise 2’de onunla karşılaşmamla doruğa ulaşmış; bununla da yetinmeyip fiziğe karşı bir sempati kazanmıştım. Sırf onu çok sevdiğimden gözüne girebilmek için çok çalışırdım. Bana verdiği “tüm elektirik sorularını çözebilir sertifikası” hala gönlümde kocaman bir yer kaplamaktadır. Aradan ortalama 20 yıl geçmesine rağmen (yaşımı hesaplayan zihinler hissedebiliyorum şu an) mimikleri gözümün önünden gitmez:) Anlatacak çoook şey var ama bu kadarlık kafi.

Velhasıl kelam derim ki; elbet bir gün herkes ölecek er ya da geç. Marifet ne zaman veya nasıl öldüğün değil; marifet öldükten sonra arkanda bıraktıkların. Bir öğretmen olarak bak arkana neler bırakıyorsun, bıraktıklarından ne kadar memnunsun. Hani derler ya her gün ölecekmiş gibi yaşa, yarın öleceğin gün olabilir. Ben de şunu ekliyorum; Arkanda bıraktıklarından memnun olacağın gün için yaşa…


2 yorum

eve ozel ders · 29/03/2019 13:15 tarihinde

Takip edilmeye değer bir websiteniz var

    Aydan Kaplan · 01/04/2019 09:43 tarihinde

    Teşekkür ediyorum, amacım da bu. İyi çalışmalar diliyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.