Kadın/Anne/Çalışan anne/Kariyer yapmaya çalışan anne olmak ya da olmamak? Tercih sizin, ama tercih yapmadan önce bu yazıyı okumanızı tavsiye ederim. Bu yazı, tamamıyla kişisel deneyimlerimi içermektedir..

Kadın olmak

Dünyaya dişil bir birey olarak açtım gözlerimi. Bunu ben seçmedim ama hiç bir zaman da gocunmadım kadın birey olmaktan. Kadın olmaktan hep gurur duydum çünkü duygularımı çok daha derinden yaşayabiliyorum, çünkü daha iyi empati kurabiliyorum, çünkü hayata karşı beni daha güçlü; acılara karşı daha dayanıklı kılabilecek özel güçlerim var.

 

Anne olmak

Zamanı geldiğinde anne oldum. Bunu ben seçtim zira bir canlıya hayat verebilmek, onu iliklerine kadar hissedebilmek, onunla birlikte var olabilmek kadınlığın en güzel nimeti. Anne olmaktan hep gurur duydum çünkü geleceğe miras olarak bırakabileceğim tek şey onlar, çünkü onlar sayesinde dünyaya daha çok iyilik ve sevgi yayılacak, çünkü hayata karşı beni daha güçlü; acılara karşı daha dayanıklı kılabilecek özel güçlerime güç katıyor.

Çalışmak

Çalışmayı da ben seçtim; çünkü mesleğimi icra etmek, üretebilmek, model olabilmek hayat gayelerim arasında. Çalışmaktan hep gurur duydum; yalnızca öğretmen yetiştirmek değil ,iyi, çalışkan ve sevgi dolu öğretmenler yetiştirmek amacım. Geleceğimizin miraslarını ancak böyle öğretmenlere emanet edebilirim, bu yüzden düsturum her öğretmen adayını kendi çocuğumun öğretmeniymiş gibi düşünüp çalışmak oldu.

Kariyer Yapmak

Çalışmak yetmedi bana, kariyer yapmak da gerekliydi. Çünkü kendimi geliştirmem, yeni ne varsa haberdar olmam, çok okumam lazım. Böyle yapmalıyım ki, öğrendiklerimi çocuklarımın öğretmenleri olacak öğretmen adaylarına aktarabileyim. Kariyer yapmaktan da gurur duydum hep, zira kendime sürekli artı değerler katıyor, ana felsefem olan “öğrenmeyi asla bırakma” yı başarabiliyorum. Hayata beni güçlü kılabilecek özel güçlerime hız katabiliyorum.

Bu paragrafları okuyunca her şey güllük gülistanlıkmış gibi görünebilir, ama öyle değil. Buz dağının bir de görünmeyen kısımları var. Örneğin her kadın gibi, kadın olmanın bazı dezavantajlarını yaşadım. Seçimim olan anneliğin de dezavantajları oldu elbet ama kadınlığın doğurduklarına nazaran kabullenmem çok çok daha kolay oldu. Çalışmanın ve kariyer yapmanın olumsuz yanları ise anneliğin ve kadınlığın dezavantajlarıyla birlikte zirve yaptı. Kadın olduğum için benden uzak duran akademisyenlerden tutun da, yemeksiz günlere, kariyer yapmamın anneliğime zarar vereceğini düşünen insanlara, lisansüstü tezlerimin psikolojime vurduğu depresif darbelere  kadar ne anlatsam yetmez.

Olmak ya da Olmamak?

Anne/çalışan anne/kariyer yapmaya çalışan anne olmak ya da olmamak? İşte bütün mesele bu! Hepsinin kendine göre hem avantajları hem de dezavantajları var. Peki, ne yaptım? Ne zaman dara düşsem aldım elime terazimi. Bir kefeye yaşadığım olumsuzlukları, diğer kefeye az ama öz olan olumlu yanları koydum. Baktım terazi kefeleri kafa kafaya hemen en önemli silahımı çıkardım; anneliğimi. Koydum olumluların yanına, çoğu zaman olumlu kefe galip çıktı. Nadiren de olsa anneliğim bile yetmedi, o zaman da çıkardım cebimden insanlığımı. “O”, her şeye yetti….


0 yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.