Bazen öyle zamanlarda yaşarsınız ki; nerde duracağınıza, ne yapabileceğinize karar veremezsiniz. Bulunduğunuz sistemin çarkları arasında sıkışmışsınızdır ve yıllardır direndiğiniz o sistem sizi de kendine çekmeye çalışıyordur. Sistemin kölesi olmamak için yıllar boyunca uğraş vermişsinizdir fakat kendinizi o çarklardan sıyıracak motivasyonu bulamamışsınızdır.

Aşağı tükürsen bıyık, yukarı tükürsen sakal olayı yani. Sistem der ki sana bu deyimin aslı aşağı tükürsen sakal, yukarı tükürsen bıyıktır, sen aşağı doğru tükürürsen yerçekiminden dolayı sakala gitmek zorundadır ve “SEN BÖYLE YAPMAK ZORUNDASIN”. Ben de derim ki, hayır ben hem yukarı hem de sakalıma tükürmek istiyorum ve bunu böyle de yapabilirim. Seni kaale bile almazlar, sakalın/bıyığın bile yok deyip güler geçerler, hatta arkandan da bir sürü konuşurlar. Sistemin dişlileri de senin inancını yok etmek için tükürmeni engelleyecek hareketlerde bulunur. Aynen bir animasyon filmindeki gibi, dişler büyür küçülür, aradaki boşluğu kapatır vs. ve seni, yapamayacağına inandırmaya çalışır. O an yapabileceğin tek şey, kendine bir motivasyon kaynağı bulmaktır.

O motivasyon kaynağını da her zaman çalıştırmak öyle kolay bir iş değildir. Hele ki o sistem ve korkunç dişleriyle her gün baş etmek zorundaysan. Bazen bir ara vermek gerekir, uzaklaşmak en iyisidir. Bir diş hekimine gidersin, dişleri törpületirsin, dolgu yaptırırsın. Ama ya böyle bir fırsatın yoksa? O zaman hayat gayene sarılırsın. Kendi kendine yetmek zorundasındır; bir diş hekimi de yoktur ortada. Biraz daha zaman alır ama bu da çalışır. Yeter ki; bunun da geçeceğine, bunu da atlatacağına inandır kendini.

Sonuç: iş, inanmada bitiyor. Sistem ve dişlerinin en büyük silahı da inanç değil mi zaten? Seni inandırdıkları anda yenmiş sayarlar kendilerini. Matematik burada da (her yerde olduğu gibi) devreye girer. Kimin inancı daha büyükse o kazanır. Yeter ki kaybetme inancını. Tutun, sımsıkı sarıl! Sen onu terk etmedikçe, o seni hiç terk etmez. O inanç sayesinde bir gün gelir ki; bir bakarsın sakalın, bıyığın çıkmış, sen herkese her şeye inat hem yukarı hem de sakalına tükürebilirsin ve dersin ki “Tükürem ben bu…”


0 yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.